İçeriğe atla

Çevre Sözlüğü

ACI SU  Hafif tuzlu su.

AÇIĞA ÇÖP DÖKME  Atıkların rahatsız edici kokulara, su, toprak ve hava kirliliğine yol açacak biçimde alanlara dökülmesi.

AÇIK ALAN  Ya imar görmemiş ya da konutlardan ve diğer yapılardan nispeten arınmış toprak parçası; insanın faaliyet gösterdiği çevrenin karşıtı olan arazi de bu kavrama dahildir.

AÇIK BOŞALTIM  İşlem görmüş ya da görmemiş atık suyu ya da diğer sıvı atıkları doğrudan doğruya alıcı ortama ileten taşıyıcı ya da boru hattı.

AÇIK YAKMA  Atık miktarını (hacmini) azaltmak amacıyla çöplük alanlarında yakılması işlemi.

ADSORPSİYON  Moleküllerin katı yüzeylere tutunması.

AEROBİK  Serbest oksijenin varlığında yaşayan ya da aktif olabilen organizma; suda çözünmüş oksijenin oksitleyici olarak hareket ettiği durum.

AEROBİK AYRIŞMA  Havalı koşullarda faaliyet gösteren mikroorganizmalar veya mantarların organik maddeleri ayrıştırmaları.

AFET ALANLARI  Deprem, heyelan, çığ, orman yangını ve taşkın gibi doğal afetlere yatkın alanlar.

AĞIR METALLER  Kurşun, cıva, çinko vb. gibi çevre açısından tehlikeli nitelik taşıyan metaller. AĞIRLIKSAL AKIŞ Aşınmayı ve aşırı basıncı önleyecek azami hızda kesintisiz akışa olanak sağlamak amacıyla belirli bir asgari eğimle yerleştirilmiş borulara sahip arıtma ve su sağlama sistemindeki sıvı akışı.

AKTİF KARBON  endüstriyel baca gazlarından kaynaklanan kokuların ve zehirli maddelerin giderilmesine yönelik adsorbsiyon sürecinde kullanılan madde.

ALBEDO  Yeryüzünün güneş ışığını yansıtma yüzdesi. Havadan alınan bir örnekteki katıların yansıtıcı niteliğiyle ilgili bir ölçü.

ALICI SULAR  İşlemden geçirdikten sonra sıvı ya da katı kirleticilerin içine boşaltıldığı su oluşumları.

AMONYAK  Endüstriyel süreçlerde ve gübre üretiminde kullanılan zehirli, tahriş edici gaz.

ANAEROBİK  Serbest oksijenin bulunmadığı koşullarda yaşama ve büyüme yeteneğine sahip organizma; serbest oksijenin bulunmadığı koşullar.

ANAEROBİK AYRIŞMA  Havanın bulunmadığı koşullarda faaliyet gösteren mikroorganizmaların organik maddeleri ayrıştırması.

ANAEROBİK ÇÜRÜME  Organik yükü yüksek atık suyun havasız koşullarda arıtılması süreci. Tarım toprağında kullanılmasını sağlamak için bazı organik atıkların pis kokusunun giderilmesi süreci.

ANTİMİKROBİYAL  Mikrobiyal büyümeyi önleyen kimyasal ya da biyolojik maddeler.

ASBEST KİRLİLİĞİ  Çimento sanayiinden ve otomobillerdeki fren balatalarının aşınmasından kaynaklanan emisyonların yol açtığı asbest kaynaklı hava kirliliği.

ASİT YAĞMURU  Esas olarak sanayi tesislerinden, konutların ısıtılmasından ve otomobillerden kaynaklanan, sülfür ve azot oksitleri içeren su buharı emisyonlarının yol açtığı asit çökelmesi.

ASKIDA KATI MADDE  Suda ve lağım suyunda bulunan, yaklaşık 1 mikron büyüklüğünde veya daha büyük olmakla birlikte, sözgelimi kum tanesinden daha küçük katıları ifade etmek için kullanılan terim.

ATIK  Çevrede başkalaşmaya yol açacak miktarda çevreye boşaltılan, sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif istenmeyen her tür madde. ATIK GÖMME Atığın toprak katmanları arasına gömülmesinden ibaret, katı, atık tasfiyesinin en yaygın yöntemi; Atıkların gömüldüğü çukur.

ATIK SU  Konutların pis su ve lağım sularından, endüstriyel sıvı atıklardan ve sel sularından kaynaklanan sıvı atık.

ATIK SU YÖNETİMİ  İnsan sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla, atık suyun izlenmesi, işlenmesi ve tasfiyesiyle ile ilgili sistemler geliştirilmesi ve uygulanması.

ATMOSFER KİRLİLİĞİ  temelde insan faaliyetlerinin sonucu olarak, doğrudan doğruya atmosfere verilen ya da atmosferde kimyasal tepkimeler sonucu oluşan gaz ve partikül maddelerin yol açtığı kirlilik oranı.

AZOT DÖNGÜSÜ  Atmosferdeki azotun bitkiler tarafından özümlenmesi, sonra topraktan geçerek atmosfere dönmesi süreci. Azot, proteinlerin önemli bir bileşenidir ve bu nedenle hem bitkiler hem de hayvanlar için gereklidir.

AZOT OKSİT  Yanmadan oluşan, havaya bırakılınca zehirli hale gelen kirletici madde.

BACA ATIKLARI  Sanayi bacalarından yayılan gazlar ve asılı parçacıklar.

BACA DUMANI  Bacadan çıkan değişik biçimlerde atmosfere dağılan gözle görülebilir duman emisyonu.

BACA ETKİSİ  Isıdaki değişmenin gazlarda yol açtığı yukarıya yönelik hareket.

BACA GAZI  Yanmadan sonra bacalardan çıkan ve azot oksitleri, karbon oksitleri, su buharı, sülfür oksitleri, parçacıklar ve birçok kimyasal kirletici madde içeren duman.

BACA GAZI KÜKÜRTÜNÜN GİDERİLMESİ  Bir çok yöntem kullanılmaktadır. En yaygını gazların kireçtaşı çözeltisi ile yıkandığı ve oluşan çamurun ayrılarak bazı durumlarda içindeki kükürdü kazanmak üzere yeniden işleme tabi tutulduğu kireçtaşı/alçıtaşı sürecidir.

BAKTERİ  Klorofilsiz, tek hücreli yada ipliksi mikroorganizma; bakteri havada, toprakta ve denizde ayrışan maddede oluştuğu ve bozunma sürecine yardımcı olduğu için kirlilik kontrolü açısından büyük önem taşır.

BEKLETME SÜRESİ  Birim hacimdeki bir sıvı yada gazın akış sürecinde bir tank yada odada tutulma ortalama süresi. BELEDİYE KATI ATIK Kentsel alanlardaki konut ve işyerlerinin, lağım çamurunun da dahil olduğu, katı atıkları.

BENZEN  Kanser yapan endüstriyel çözücü.

BERİLYUM  Her halkanın bir öncekinden beslendiği ve enerji sağladığı, buna karşılık bir sonrakine besin be enerji aktardığı organizmalar zinciri.

BESİNLER  Bitkilerin ve hayvanların büyümesi için gerekli maddeler.

BETA RADYASYONU  Yüksek hızda negatif elektron radyasyonu.

BEZ FİLTRE  Endüstriyel emisyonlardan kaynaklanan tozu ve parçacıkları tutan, evlerdeki elektrikli süpürge torbasına benzer, kumaştan yapılma aygıt.

BİRİNCİL HAVA KİRLETİCİLER  Atmosfere doğrudan verilen hava kirleticileri.

BİTKİ ÖLDÜRÜCÜ  Zararlı ot öldürücü ve yaprak dökücü olarak kullanılan kimyasal madde.

BİYOAKÜMÜLASYON  Biyoyoğunlaşma.

BİYOENERJETİK  Bitkilerle hayvanlar, bitkilerle bitkiler hayvanlarla hayvanlar arasındaki enerji aktarımının incelenmesi.

BİYOİZLEM  Potansiyel olarak zararlı bir durumda bitki ve hayvan yaşamındaki farklılaşmaları değerlendirmek amacıyla doğal bir ortamın biyolojik konumundaki değişikliklerin izlenmesi. BİYOJEOKİMYASAL DÖNGÜ Kimyasal elemanların fiziksel çevre ile organizmalar arasındaki döngüsü.

BİYOKİMYASAL OKSİJEN İHTİYACI  Organik kirliliğin bir ölçüsü olarak kullanılan ifade. Bir su veya atık sudaki organik maddelerin biyokimyasal süreçlerle tam ayrışmaları için bu işlemi yapan mikroorganizmaların, suyun birim hacmi başına gereksinim duydukları oksijen miktarı. Evsel atık su işleme süreçlerinin etkinliğini ölçmede de kullanılır.

BİYOKÜTLE  Belli bir alan yada hacimdeki canlı organizmaların toplam kütlesi yada miktarı.

BİYOKÜTLE ENERJİSİ  Bir biyokütledeki organik atıklar, bitkiler yada ağaç gibi organik maddelerden üretilen enerji.

BİYOLOJİK ARITMA  Atık suyun mikroorganizmalar kullanılarak arıtılması.

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK  Organizmaların çeşitlerinin alan yada hacim birimi başına sayısı; belli bir zamanda belli bir yerdeki türlerin bileşimi.

BİYOLOJİK DENGE  Hayvanlarla bitkiler, bitkilerle bitkiler ve hayvanlarla hayvanlar arasındaki denge.

BİYOSFER  Gezegenimizin ve atmosferinin yaşam kaynağı bütün bölümlerini içeren alan.

BOD  Biyokimyasal oksijen ihtiyacı.

CFC  Kloroflüorokarbon.

CIVA  Besin zincirlerinde, özellikle tatlı su ve deniz organizmalarında yoğun olarak bulunabilen ve zararlı etkilere yol açan zehirli metalik eleman.

COD  Kimyasal oksijen ihtiyacı.

ÇAMUR  Atık suyun arıtılması sırasında süzme, çökeltme ya da biyolojik arıtma sonucu oluşan yoğunlaşmış katı.

ÇAMUR TASFİYESİ  Atık su çamurunun nihai tasfiye işlemi.

ÇAMURUN YAKILMASI  Atık su çamurunun hacim yönünden küçültülüp, işlenerek tutuşabilirlik kazandırıldıktan sonra yakılması.

ÇEVRE  Bir organizmanın var olduğu ortam ya da koşullar. Bu çevre doğal fiziksel ögeleri, ayrıca organizmanın etkileştiği insan ürünü koşulları içerir.

ÇEVRE ANALİZİ  Belirli bir arazinin topografik, hidrolojik, jeolojik ve kültürel özellikleri gibi çevresel özelliklerinin incelenmesi.

ÇEVRE DEĞERLENDİRMESİ  Bir eylemin ya da projenin çevre bakımından yararlı olup olmadığını ve çevresel etki raporunun hazırlanması gerekip gerekmediğini belirlemek amacıyla yapılan inceleme.

ÇEVRE DOSTU  Ürünlerde normal olarak bulunan zararlı ögelerden bazılarını tasfiye etmek amacıyla tasarlanmış ya da değiştirilmiş ürünleri ifade etmek için kullanılan terim.

ÇEVRE KORUMA  Potansiyel olarak tehlikeli atık maddelerin çevreye boşaltılmasının asgariye indirilmesi ya da önlenmesi amacıyla kaynakların yönetimi.

ÇEVRE KORUMA AJANSI  Kirleticiler ile ilgili tüm kanun ve yönetmelikleri uygulamak ile görevli Amerikan federal kuruluşu.

ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ  Çevre mühendisliği, çevrenin korunmasına, kirliliğin azaltılmasına vb. elverişli teknoloji sistemlerinin tasarlanmasını ve çevre süreçlerinin incelenmesini, ayrıca belirli binaların bu açıdan iç tasarımlarının gerçekleştirilmesini içerir.

ÇEVRE YÖNETİMİ  Toprak , su ve hava gibi doğal kaynakların çevresel açıdan kabul edilebilir uygulamalar yoluyla kullanılması.

ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ  Yeni gelişme ve projelerin çevreye olabilecek sürekli ya da geçici potansiyel etkilerinin, sosyal sonuçları ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi.

ÇEVRESEL ETKİ RAPORU  Çevresel etki değerlendirmesi çalışmalarının sonuçlarını içeren detaylı rapor.

ÇEVRİLME  (İNVERSİYON) Atmosferin aşağı tabakalarında gerçekleşen ve soğuk hava katmanının daha yukarıdaki sıcak hava katmanı tarafından tutulmasıyla oluşan atmosfer olayı, Rüzgar olmadığı zaman, kirleticilerin dağılması olanağı bulunamaz ve büyük hava kirliliği olayları gerçekleşebilir.

ÇÖKELTME TANKI  Çökeltilebilir katıların atık sudan ayrıldığı atık su işleme tesisinin bir bölümü.

ÇÖLLEŞME  Genellikle aşırı otlatma, yaygın ormansızlaştırma ya da aykırı tarım ve sulama uygulamaları sonucunda toprağın çöl haline gelmesi süreci.

ÇÖP  Evlerden ya da ticari amaçla gıda hazırlanması ve kullanılmasından kaynaklanan hayvan, sebze ve meyve atığı; genelde tüm atık ürünler için kullanılır.

ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN  Su veya atık su içinde çözünmüş halde bulunan oksijen miktarı.

ÇÜRÜME  Anaerobik haldeki maddenin organik ayrışması; bu süreç sonunda kötü kokulu gazlar ve oksitlenmesi tamamlanamamış ürünler oluşur

DALGA GÜCÜ  deniz suyu devinimlerinin oluşturduğu gücün enerji üretiminde kullanılabileceği, potansiyel yenilenebilir enerji kaynağı.

DALGAKIRAN  Bir limanı akıntılarından ve gelgitlerden korumak amacıyla gelgite açık koylarda, göllerde ya da ırmaklarda gerçekleştirilen yapı.

DAMITMA TESİSLERİ  Tuzlu suyu içme suyuna dönüştüren büyük ölçekli tesisler.

DAMLATMALI FİLTRE  Atık suyun arıtılması sürecinde ikincil arıtma tesislerinde kullanılan biyolojik filtre. Filtre, atık suyun püskürtüp serpildiği 5-10 cm boyutunda taşlardan oluşan 1-2 m derinliğinde ve 10-30 m çapında bir yataktır. Taşlar arasında büyüme olanağı bulan mikroorganizmalar, akış süresi içinde organik maddeleri ayrıştırırlar.

DDT  Diklorodifeniltrikloroetan'ın kısa yazılışı; son derece kuvvetli bir böcek öldürücü. Kalıntıları yaklaşık 15 yıl varlığını sürdürür.

DESİBEL  Sesin şiddetinin ölçülmesinde kullanılan uluslar arası birim. Kısaca dB olarak yazılır.

DETERJANLAR  Yaygın olarak kullanılan, yüzey aktif temizleme maddesi. Bakterileri ve organizmaları da yok eden deterjanlar su kirliliğinin başlıca nedenlerinden biridir.

DEZENFEKSİYON  (MİKROPSUZLAŞTIRMA) Hastalık yapıcı organizmaların, sözgelimi, klorlama yoluyla yok edilmesi.

DIŞ KITA SAHANLIĞI  Bir ülkenin kıyılarında, birkaç kilometreden 400 kilometre uzaklıklara kadar uzanabilen; ve genellikle ait olduğu ülkenin, petrol, gaz ve mineral kaynakları bakımından yararlanma hakkına sahip olduğu kabul edilen deniz bölgesi.

DİFFÜZÖR  Gaz veya sıvıyı karıştırıldığı ortama daha iyi dağıtmak amacı ile kullanılan ve besleme borusunun ucunda bulunan ince delikli aygıt.

DİYALİZ  Atık su arıtımında kullanılan, büyük organik parçacıkları küçüklerden ayırma yöntemi.

DO  Çözünmüş oksijen.

DOĞA KORUMA ALANI  Doğal çevrenin koruma ve inceleme amaçlarıyla korunduğu alan.

DOĞAL GAZ  Yerkabuğunun altında, belli jeolojik oluşumlarla gerçekleşen, metan ve hidrokarbonlar içeren yakıt.

DOĞAL KAYNAK  Çevrede doğal olarak gerçekleşen su, hava ve gaz gibi kaynaklar.

DUMAN  Buharların yoğunlaşmasından ya da kimyasal tepkimeden oluşan, genellikle 5 mikrondan küçük, solunabilir ve bulut görünümündeki uçucu katı parçacıklar.

DUMAN  Sözgelimi kömür gibi bir yakıtın eksik yanması sonucunda oluşan, minik parçacıklardan ibaret, gözle görülebilir gaz halindeki süspansiyon.

EKOLOJİ  Organizmaların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkileri inceleyen bilim dalı.

EKOLOJİK KONUM  Bir türün yaşamını sürdürmesi için gerekli tüm koşulları sağlayan ekolojik yaşama ortamındaki yeri,

EKOSFER  Yeryüzünün canlıları içeren bölümü; biyosfer ve karşılıklı etkileşimin söz konusu olduğu atmosfer, hidrosfer ve litosfer kesitli.

EKOSİSTEM  Birbirleri ile ve cansız ortamla ilişki içinde olan kendi içinde yeterli bitki ve hayvan topluluğu.

ELEKTRODİYALİZ  Suyun tuzunun giderilmesinde kullanılan elektro kimyasal işlem.

ELEKTROSTATİK ÇÖKTÜRÜCÜ  Yüklenmiş parçacıkların çöktürülmesi süreci ile bu parçaları taşıyan gazın atmosfere bırakmadan önce tabi tutulduğu etkili temizleme yöntemi,

ELEME  Yüzen ve asılı duran iri katı maddeleri lağım suyundan bir tür elek kullanarak gerçekleştirilen ayırma işlemi; bir komposttan yabancı maddelerin ayrılması.

EMİSYON  Gaz ya da gaz ve partikül karışımlarının atmosfere verilmesi.

ENDEMİK  Belirli bir bölgenin yerli türü.

ENDÜSTRİYEL ATIK SU  Endüstriyel işlemlerden oluşan atık su. Ham maddelerden, ürünlerden ya da imalatta kullanılan maddelerden kaynaklanır.

ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ  Bir enerji biçiminin diğerine dönüşmesi.

ENZİM  Canlı maddeye özgü katalizör.

EPA  Çevre koruma ajansı.

EROZYON  Havanın ya da insanların müdahalesi sonucunda kaya parçacıklarının ve toprağın asıl yerlerinden kopmaları, taşınmaları ve başka bir yerde kalmaları süreci.

ESER ELEMEN  TLER Havada, suda ve yiyeceklerde çok düşük yoğunluklarda bulunan kurşun, bakır, çinko, arsenik, cıva ve vanadyum vb. gibi elementler.

EVSEL ATIK SU  Evlerin ve işyerlerinin oluşturduğu ve fabrikaların endüstriyel nitelik taşımayan pis sularının da dahil olduğu atık su.

EVSEL ATIK SU ARITIMI  Sağlığa ve çevreye yönelik tehlikenin azaltılması amacıyla atık suyun arıtılması işlemi; ilkin mekanik işlemlerin kullanıldığı, daha sonra bunu biyolojik ve kimyasal işlemlerin izlediği bütünsel bir süreç.

EVSEL ATIK SU ARITMA TESİSİ  İçinde atık suyun işleme tabi tutulduğu ve nihai tasfiye aşamasına hazırlandığı yan tesis.

FAUNA  Jeolojik bir dönemle ya da yöreyle ilgili, insanlar dışındaki hayvanların tümünün yaşamı.

FENOLLER  Tarım ilaçlarının, eczacılıktaki ürünlerin, sepilemedeki etki maddelerinin, reçinelerin ve boyaların üretiminde kullanılan, insan ve su yaşamı bakımından zehirli etki taşıyan endüstriyel atık suda bulunan aromatik bileşikler.

FİZİKO-KİMYASAL ARITIM  Atık su arıtımında pıhtılaştırma, yumaklaştırma ve çöktürme gibi fiziksel ve kimyasal süreçleri içeren arıtım basamaklarının tümü.

FLOR  Klora benzer, tepkime yapan gaz.

FLORA  Bir jeolojik dönem ya da yöre ile ilgili bitki yaşamı.

FOSİL YAKITLAR  Kömür, petrol, doğal gaz vb. gibi doğal organik yakıtların tümü. Fosil yakıtlar bitki ve hayvan maddesinin milyonlarca yıl boyunca toprak altında ayrışmasından oluşur.

FOTOSENTEZ  Klorofil içeren bitkilerin atmosferdeki karbondioksitten ve sudan, güneş ışığını enerji kaynağı olarak kullanarak karbonhidrat oluşturması, serbest kalan oksijenin ise atmosfere bırakılması süreci.

FOTOVOLTAİK YÖNTEM  Güneş enerjisi örneğinde olduğu gibi, fotosel kullanarak ışıktan elektrik üretme yöntemi.

GAZ KROMATOGRAF  Bir gaz veya sıvı karışımın içindeki maddelerin ( gazların veya uçucu sıvıların ) oranlarını belirleyebilen analiz cihazı.

GİRDİ  Girdi, kirlilik bağlamında, bir ortamda bulunan ve çevre için zararlı kirleticiler içeren her tür gaz yada sıvı atıkları ifade eder.

GÖLET  Genellikle gölden küçük ve havuzdan büyük, doğal yada yapay olarak yapılmış su oluşumu.

GRİ SU  İçerik olarak tehlikeli atık veya ağır kimyasal madde barındırmayan, bu sebeple arıtım gerekli olmadan tekrar kullanılabilir evsel atık sulara denir.

HAVA KALİTE STANDARTLARI  Bir bölgede belirli bir zaman sürecinde aşılmaması gereken hava kirletici konsantrasyonları.

HAVA KALİTESİ YÖNETMELİĞİ  Hava kaynağından sürekli örnek alınması ve analiz edilmesi.

HAVA KİRLİLİĞİ  Toz, gaz, sis, koku, duman yada buhar gibi kirleticilerin insan, bitki ve hayvan yaşamına yada maddi nesnelere zarar verecek , yada yaşamdan, maddi nesnelerden rahatça yararlanmasına engel olacak miktar, yoğunluk ve zamanda atmosferde bulunması.

HAVALANDIRMA TANKI  Havalandırma işleminin yapıldığı tank.

HETEROTROF  Enerjiyi karmaşık organik maddelerin kimyasal ayrışmasından sağlayan organizmalar yada hayvanlar.

HİDROJEN SÜLFÜR  Organik materyalin anaerobik koşullarda ayrışması ile oluşan, çürük yumurta kokusunda, renksiz ve son derece zehirli gaz. Hidrojen sülfür ayrıca petrol rafinerilerinde, sülfür arıtma tesislerinde, bazı metalurjik süreçlerde ve sülfür içeren bileşikler kullanan çeşitli kimya sanayilerinde de oluşur. HİDROKARBONLAR Genellikle fosil yakıtlarda ve bu maddelerin kısmen yanmasından oluşan ürünlerde, sözgelimi petrolle işleyen taşıtların egzoz gazlarında bulunan ve yalnızca karbon ve hidrojenden oluşan organik bileşikler.

HİDROLOJİK DÖNGÜ  Suyun yeryüzüyle atmosfer arasındaki sürekli dönüşümü.

HİDROSFER  Yeryüzünün okyanuslar, göller ve ırmaklar gibi sudan oluşan bölümü.

İLERİ ARITMA  Biyolojik arıtma sonrası atık suyun kalitesini arttırmak için kullanılan fiziko-kimyasal süreçlerin tümü.

İYON DEĞİŞMESİ  Sıvı atık arıtımında kullanılan, sert suyu yeniden kullanmak için uygulanan yumuşatma işlemi. Bu işlemde sıvıdaki istenmeyen iyonlar sıvının içinden geçirildiği reçinedeki zararsız iyonlarla yer değiştirir.

İYONLAŞMA  Nötr bir atomun yada atom grubunun elektron kaybı yada kazanılması yoluyla elektrik yüklü hale gelmesi süreci.

İYONOSFER  Atmosferin yer yüzeyinden 80 kilometre ve daha yukarıdaki tabakaları.

JEOSFER  Yeryüzünün, atmosfer, hidrosfer ve biyosfer dışındaki katı, cansız bölümü.

JEOTERMAL ENERJİ  Belli elemanların radyoaktif ayrışmasından oluşan, yeryüzünün iç ısısı; bu ısı, potansiyel olarak büyük ve aslında ulaşılmamış bir enerji kaynağıdır.

KALSİYUM HİDROKSİT  Sönmüş kireç diye de bilinen, arıtma süreçlerinde pH ayarlaması ve pıhtılaştırma işlemlerinde kullanılan kalsiyum bileşiği.

KARBON DİOKSİT  Yeterli oksijen koşullarında fosil yakıtların yanmasıyla oluşan, atmosferde mevcut bir bileşik. Soluduğumuz oksijeni yayan klorofilli bitkiler için gerekli olup kendi başına zehirli değildir, ancak yoğun haldeyken boğucu olabilir.

KARBON DÖNGÜSÜ  Karbon atomlarının fiziksel, jeolojik, kimyasal ve diğer süreçler sonucunda atmosfer, okyanuslar, yeryüzü vb. arasındaki dolaşımı.

KARBON MONOKSİT  Fosil yakıtların yeterince hava ile yanmamasından oluşan, gözle görülmeyen, tatsız, kokusuz ve son derece zehirli bir gaz.

KARBON SOĞURMASI  ( ABSORPSİYONU YADA ADSORPSİYONU ) Aktif karbon kullanılarak yapılan soğurma veya adsorpsiyon.

KATI ATIK  Katı özellikleri taşıyan her türlü atık madde.

KATI ATIK YÖNETİMİ  Katı atıkların toplanmasını, işlenmesini ve tasfiyesini, ayrıca yeniden işlenerek kullanılmasını planlı biçimde denetleme sistemi.

KİMYASAL KİRLİLİK  Gaz, katı yada sıvı haldeki kimyasal maddelerin etkisiyle havada, suda ve toprakta oluşan kirlilik.

KİMYASAL OKSİJEN İHTİYACI  Bir su örneğindeki organik ve oksitlenebilir inorganik bileşikleri yükseltgemek için gerekli oksijen miktarını ölçen, suyun kalitesi ile ilgili bir gösterge.

KLOR  Ağartıcı, oksitleyici etki maddesi olarak su arıtma yada mikrop giderme amacıyla kullanılan halojen eleman; zehirli bir gaz.

KLOR İHTİYACI  Belirli bir hacim pis suda bulunan bütün patojenik bakterileri öldürmek için gerekli klor miktarı.

KLOROFİL  Oksijen üretmek için ışığı ve karbon dioksiti kullanan, bitkilerde bulunan renk maddesi.

KOLİFORM BAKTERİLER  İnsanların ve sıcak kanlı hayvanların bağırsaklarında yaşayan ve sudaki konsantrasyonu patojenlerin de bulunabileceğini gösteren indikatör bakteriler.

KOLLEKTÖR  Gaz, sıvı yada katılardan kirleticileri ayırıp toplayan kirlilik denetleme aygıtı.

KOLLOİDLER  Büyüklüğü 10-1000 angstrom arasında değişen, bir başka madde de asılı, çok küçük parçacıklar. KOMPOSTLAMA Katı atık ve çamur gibi organik maddeleri, anaerobik çürütme yoluyla bir tür gübreye dönüştürmekten ibaret biyolojik bir süreç.

KULLANMA SUYU  Aşırı mineral yada tuz yoğunluğu taşımayan, insan, hayvan yada bakterilerle ilgili zararlı madde birikimi içermeyen, insanların tüketmesine elverişli su.

KUM FİLTRESİ  Atık suda askıda bulunan maddeyi süzmeye yarayan kum dolu yatak.

KURŞUN  Biriken bir zehir olup küçük bir miktarları bile ciddi hastalıklara yada ölümlere yol açan, doğal çevrede bulunan inorganik bir eleman. Bilinen en eski su kirleticilerinden biridir ve kurşun boruları su dağıtım şebekesinde kullanılmaları sonucu oluşur. Havada bulunan kurşunun büyük bölümü benzine katkı maddesi olarak konan tetraetil kurşun ( TEL ] bileşiğinden kaynaklanmaktadır.

KURŞUNSUZ BENZİN  Organik kurşun bileşikleri katılmamış benzin.

KURUM  Kısmi yanmadan oluşan ince karbon parçacıkları yada yüksek karbon içeriğine sahip parçacıklar.

KÜKÜRTÜN GİDERİLMESİ  Fosil yakıtların kükürt içeriğinin tasfiye edilmesi yada azaltılması işlemi.

KÜL  Yanan maddelerin bıraktığı kalıntı.

LAGÜN  Lağım çamurunun işlenmesinde kullanılan oksitleme havuzu.

LİTOSFER  Genellikle yer yüzeyinden yaklaşık seksen kilometre derinliğe kadar uzanan yer kabuğu katmanı.

LİZİMETRE  Buharlaşma sonucu su kaybı oranını ölçen alet.

LPG  Sıvılaştırılmış petrol gaz.

MAKROBESİNLER  Organizmaların nispeten büyük miktarlar halinde yararlandığı karbon, hidrojen, oksijen, azot fosfor, sülfür, potasyum ve kalsiyum gibi mineral besinler.

METAN  Bataklık topraklarda, lağım sularında ve ayrıca kömür madenlerinde organik maddenin anaerobik koşullarda ayrışmasından oluşan, genellikle bataklık gazı olarak adlandırılan, doğal, renksiz gaz. Atmosferde yoğunluğunun artması “sera etki”ne katkıda bulunur.

MEZOSFER  Meteoritlerin (göktaşlarının) yanıp yok olduğu sanılan, stratosferle termosfer arasındaki bölge.

MİKROBESİNLER  Organizmaların çok küçük miktarlarda yararlandığı mineral besinler.

MİKROORGANİZMALAR  Biyolojik işleme tabi tutma süreçlerinde aktif etki maddesi işlevi gören ya da indirgeme faaliyetine katkıda bulunan, sıvı atıklarda bulunan mikroskopik bitkiler ya da hayvanlar.

MİKROPLAR  Çok küçük bitkiler ve hayvanlar; hastalığa yol açan bazıları lağım suyunda bulunur.

MUTAJENLER  Genleri değiştirme yeteneğine sahip etki maddeleri.

MUTASYON  Bir genin ya da kromozomun yapısındaki aktarılabilir değişim.

NİKEL  Normal olarak insana zarar vermeyen, fakat sıcak karbon monoksitle tepkime ilişkisi içine girince öldürücü bir zehir oluşturan eser element. Öldürücü zehir etkisi otomobillerde yanma sırasında gerçekleşir.

NİTRAT GİDERME  Nitrattaki azotu indirgemek yoluyla ortamdan uzaklaştırmak.

NİTRATLAMA  amonyum iyonunun nitrosomonas ve nitrobakter türünden mikroorganizmalar tarafından nitrit ve nitrat iyonlarına yükseltgenme işlemi.

NÜKLEER ENERJİ  Özellikle elektrik üretimi için nükleer fizyon ya da füzyon ile oluşturulan enerji. Nükleer enerji tesisleri, atık tasfiyesi ve kaza tehlikesi açısından kaygı kaynağıdır.

ORMANCILIK  Kaynaklarının en verimli kullanımını sağlamak amacıyla ormanların ve orman arazisinin yönetimi.

ORTAM  Çevreleyen atmosfer, belli bir yerin çevresi.

ORTAM GÜRÜLTÜSÜ  Belli bir çevrede fondaki gürültü.

ORTAM HAVASI  Çevreleyen atmosferin işgal ettiği sınırı belli olmayan bölge; soluduğumuz hava. OŞİNOGRAFİ Okyanusların ve denizlerin bütün yönleriyle bilimsel yönden incelenmesi ve araştırılması.

OTOBUR; OTÇIL  Bitki tüketerek enerji sağlayan heterotrof organizma.

OTOTROFLAR  (KENDİBESLERLER) Şeker, nişasta, protein, yağ ve vitamin gibi moleküler yapı oluşturmak için güneş enerjisini tutarak ve kimyasal enerjiye dönüştürerek kendi besinini üreten, kendi kendine beslenen canlılar; fotosentetik bitkiler.

OZON  Oksijenden geçen elektrik boşaltımı ve radyasyonla oluşan, oksijenin tepkimeci, zehirli biçimi. Solunan atmosferde tahriş edici olabilir, stratosfer de ise mor ötesi ışınları süzdüğü için gereklidir.

OZON TABAKASI  Zararlı morötesi radyasyonu süzen, ozon içeren üst atmosfer katmanı. CFC türünden kimyasal maddelerin atmosfere bırakılması sonucunda ozon tabakasının zayıfladığı, bunun ise cilt kanserinde artışa yol açacağı hesaplanmaktadır.

OZONOSFER  Yeryüzünün 20-50 kilometre üzerindeki ozon içeren atmosfer katmanı (stratosferin bir bölümü).

ÖLDÜRÜCÜ DOZ 50  Bir maddenin eneneceği canlı grubunun yüzde 50’sini öldürecek tek dozluk miktarı.

ÖTROFİKASYON  Atıklarla gelen aşırı besin maddelerinin vejetasyonu uyarmasıyla göllerin çözünmüş oksijen yokluğu sonucunda ölmesine kadar gidebilen yaşlanma süreci.

PESTİSİTLER  Zararlı bitki ve hayvanları yok etmekte kullanılan, insan ürünü kimyasal maddeler. Böcek öldürücü, yaprak dökücü ve kemirgen öldürücü türden bazı tarım ilaçları insan faaliyetleri yada genel sağlık açısından tehdit oluşturabilir.

PETROL KİRLİLİĞİ  Petrolün taşınması yada çıkarılması sırasında büyük ölçüde dökülme yada sızma sonucunda kıyı sularının ve bölgelerinin petrolle kirlenmesi. Bu tür kirlenme kuş ölümlerine, deniz kabuklularının kirlenmesine ve kıyı bölgelerinin bozulmasına yol açar.

PETROL SIZINTISI  Gemilerin limanlardaki faaliyetlerinin yol açtığı, su yüzeyindeki nispeten küçük miktarlardaki petrol.

PEYZAJ DÜZENLEMESİ  Bitki örtüsünü, diğer doğal yada insan yapımı ögeleri düzenleyerek doğal peyzajı insanların kullanması amacıyla başkalaştırma sanatı ve işi.

PIHTILAŞTIRMA  ( Topaklanma, yumaklaştırma ) Fiziko-kimyasal bir ön arıtma süreci. Burada atık suyu demir (III) klorür, alüminyum sülfat çözeltileri eklenerek çözünmüş veya kolloidal maddelerin yüzen ve çökelebilen katılara dönüşmesi sağlanır. PIG Radyoaktif materyalin gemilerle taşınmasında ya da depolanmasında kullanılan ve genellikle kurşundan yapılma metal kap.

PİROLİZ  Oksijenin bulunmadığı koşullarda atığın sıcaklık etkisiyle yanması.

PLANKTON  Deniz, ırmak, gölet ve göl sularında yaşayan ve akıntılarla taşınan çok küçük boyutlarda hayvanlar ve bitkiler.

POLİVİNİL KLORİD  Yanınca hidroklorik asit yayan ve mobilya ve giysi gibi ev eşyasında bulunan ve yaygın olarak kullanılan plastik yada reçine. POM Parçacık halinde organik madde.

PPM  Milyonda bir.

PPP  Kirleten öder ilkesi.

PSD  Parçacık büyüklük dağılımı.

RADON  Toprağın ya da kayaların havaya saldığı doğal radyoaktif gaz; bu gaz yetersiz havalandırılmış binalarda birikebilir ve sağlığı tehlikeye sokar.

RADYASYON  Elektromanyetik dalgalar ya da parçacıklar biçimindeki enerji emisyonu (yayımı) ya da aktarımı.

RADYASYON TEHLİKESİ  Radyoaktif maddelerin yaydıkları parçacıkların ve ışınların yol açtığı tehlike; büyük dozlar hızlı ölüme neden olur, buna karşılık düşük düzeyde radyasyona maruz kalınması, kanser riskinde artışa yol açar.

RADYOAKTİF ATIK  Nükleer reaktör işlemlerinden ya da tıpta araştırma, askeri ve sınai etkinlikler gibi kaynaklardan üretilen atık.

REZERVUAR  Yapay olarak doldurulmuş su oluşumu; aynı zamanda her hangi bir şeyin fazladan bulunan miktarı.

RÖNTGEN  Radyasyona maruz kalma birimi.

RÜZGAR ENERJİSİ  Yel değirmenlerinde ve rüzgar jeneratörlerinde olduğu gibi, rüzgar gücü kullanılarak enerji üretimi.

RÜZGARÖLÇER  Rüzgar hızını ölçmeye yarayan aygıt.

SABİT KAYNAK  Sabit konumdaki hava kirliliği kaynağı. Örnek: Enerji santralleri ya da atık yakma tesisleri.

SAPROFİTLER  Organik maddeleri ayrıştırarak yaşayan bitkiler.

SARI KEK  Uranyum oksit.

SARNIÇ  Yeraltında ya da kapalı (örtülü) durumda bulunan, insan yapısı su depolama tesisi.

SAVAK  arıtma tesislerinin çıkışında suya sabit bir debi sağlamak üzere konulan dikey engel.

SENTETİK YAKITLAR  Doğal olarak tabiatta bulunmayan, özellikle kömür, petrol şisti ve katran kumu gibi fosil yakıtlardan birtakım işlemler sonucu üretilen yakıtlar.

SENTEZ GAZI  Kor halindeki kok ya da benzer artıklar üzerinden buhar geçirmek suretiyle elde edilen karbonmonoksit-hidrojen karışımı gaz. Uygun katalizörlerle çeşitli kimyasal maddelerin üretiminde kullanılır.

SEPTİK ALAN  Septik tank (fosoptik) sisteminde, sıvı atığın bir tasfiye sistemine boşaltıldığı ikincil evre.

SEPTİK TANK (FOSOPTİK)  Kanalizasyon sistemlerine bağlı olmayan konutlardan gelen lağım suyunu işleme tabi tutan, yeraltındaki geçirimsiz tank.

SERA ETKİSİ  başta karbon dioksit olmak üzere bazı atmosferik gazlar sera camının etkisini andırır bir etkiye sahiptir; ışığı geçirir ama ısıyı içerde tutar ve ısı artışına yol açar. Atmosfer ile yer arasındaki ısı dengesi, sanayileşmedeki ve fosil yakıtların yanmasındaki artıştan kaynaklanan atmosferik karbon dioksit artışlarından etkilenir; bu ise atmosferdeki ortalama ısıyı yükseltir. Bu gelişmenin, buzulların erimesi ve okyanusun yükselmesi gibi geniş kapsamlı sonuçlar doğuran iklim değişmelerine yol açmasından korkulmaktadır.

SERPİNTİ  Nükleer patlamadan sonra atmosferde kalan ve yağmur ya da diğer meteorolojik olaylarla yeryüzüne inen radyoaktif toz.

SIS  Atmosferde asılı durumdaki görülebilir nem,Görüşün 1000 metrenin altına düştüğü atmosfer olayı.

SIZINTI  yüzey suyunun topraktan geçerek aşağılara yönelmesi hareketi.

SİNERJİSTİK ETKİ  Kimyasal maddelerin ve süreçlerin öngörülemeyen kombinasyonlar oluşturarak beraber tepkimeye girme ve bunun sonucunda da tek başlarına sahip olduklarından belirgin bir biçimde daha güçlü ya da bütünüyle farklı bir etki gösterme eğilimleri.

SİYAH DUMAN  kömürün yanmasından ya da herhangi bir başka fosil yakıtın yanmasından oluşan duman.

SİYAH KAR  atmosferin parçacıklarla yoğun biçimde yüklenmiş bir bölümünden inen kar. SİYAH YAĞ Siyah hidrokarbon; renksiz yağların tersine, daha koyu renkli yağlar.

SİYAH YAĞMUR  Petrol döküntüsü, petrol kuyusu veya orman yangını gibi nedenlerle atmosfere dağılan kurumun yağışla yeryüzüne inmesi.

SİYANÜR  Hidrosiyanik asitin son derece zararlı tuzları. Siyanür içeren endüstriyel atık su, su kirliliğine önemli katkıda bulunur.

STABİLİZASYON  Atıklardaki aktif organik maddenin nötr materyale dönüşmesi.

STRATOSFER  Troposfer üzerinde uzanan ve çok düşük nemlilik koşullarına sahip üst atmosfer katmanı. Atmosferin 15-50 km. yükseklik arasındaki tabakası.

SU ARITMA  Çökeltme, pıhtılaştırma, filtrasyon, dezenfeksiyon, yumuşatma ve havalandırma gibi, sudaki zararlı maddeleri giderici ve suyu kullanılır veya içilir hale getirici işlemler.

SU EKOSİSTEMİ  Kara (tatlı su) ve deniz (okyanus) ile ilgili su ekosistemleri.

SU KALİTESİ STANDARTLARI  Konutların kullanması, sulama, balık üretimi, endüstriyel kullanım ya da enerji üretimi gibi belirli amaçlarla kullanılacak su ile ilgili olarak uyulması gereken kurallar ve sınırlar.

SU KAYNAKLARI YÖNETİMİ  Su kaynaklarının sağlanması, kullanılması, korunması ve dağıtım gibi etkinlikleri içeren yönetim.

SU KİRLİLİĞİ  Suyun yararlı kullanımını etkileyecek miktarlarda kimyasal, fiziksel ya da biyolojik maddelerin katılmasıyla kalitesinin bozulması. Su kirlenmesinin en yaygın kaynakları; yetersiz evsel atık su arıtma tesisleri, endüstriyel atıkların boşaltılması, yüzeysel akış, madencilik faaliyetleri ve sulamadır.

SU KORUMA  Konutların, sanayinin ve tarımın tükettiği su miktarının azaltılmasına yönelik programlar ve yöntemler. Uygulama örnekleri genellikle yüzeysel akışın yeniden kullanılması, rezervuarlardaki buharlaşmanın azaltılması ve yeniden işlenmiş suyun endüstriyel amaçlarla kullanılması gibi alanlarda görülür. Çifte boru tesisatı sisteminin, gelecek yıllarda suyun yeniden işlenme yüzdesinin artması sonucunu doğurması beklenmektedir.

SU SERTLİĞİ  Suda kalsiyum karbonat ve diğer kimyasal maddelerin bulunmasından kaynaklanan su sertliği köpürmeyi önler ve su üzerinde birikinti oluşmasına yol açar. Su, kireç ve soda külü ile işleme tabi tutularak ve filtre edilerek ya da gözenekli bir katyondan geçirilerek yumuşatılabilir.

SU STERİLİZASYONU  Arıtmadan sonra içme suyuna uygulanan işlem.

SU YUMUŞATICILARI  Suyu iyon değişimi işlemiyle yumuşatan mineral bileşikler.

SULAK ALANLAR  Doymuş toprak koşulları gerektiren bitki örtüsünü yada su yaşamını besleyecek yeterli yer üstü ya da yer altı sularına sahip, turbalık ve bataklık gibi alanlar; birçok balık ve su kuşu türü için yetişme ortamı sağlayan önemli vahşi yaşam ortamları.

SUSUZLAŞTIRILMIŞ ÇAMUR  Yanmaya ya da gübre olarak kullanılmaya elverişli bir kıvama getirmek amacıyla sıvı içeriğini azaltıcı işleme tabi tutulmuş lağım çamuru.

SUYUN TEKRAR KULLANIMI  Atık suyun arıtımından sonra alıcı ortama deşarj edilmeyip özellikle sulama amacıyla kullanılması.

SUYUN TEMİZLENMESİ  İçme suyu üretmek için gerekli yöntemlerin bir parçası olarak filtrasyon, kimyasal işlemler, damıtma ya da dondurma işlemleri yoluyla suyun işleme tabi tutulması.

SÜLFÜR  (KÜKÜRT) Çok çeşitli ticari ve tıbbi kullanım alanlarına sahip, metalik olmayan eleman.

SÜLFÜR (KÜKÜRT) DÖNGÜSÜ  Kükürt içeren bileşiklerin biyosfer, hidrosfer, atmosfer ve litosferdeki çevrimi. SÜLFÜR (KÜKÜRT) DİOKSİT Sülfürün havada yanmasıyla oluşan renksiz, tahriş edici keskin kokulu gaz; çoğu yakıtta bulunan sülfürün yanmasından oluşan belli başlı hava kirleticilerinden biri.

SÜLFÜRİK ASİT  Saf haldeyken renksiz durumdaki koyu yağlı sıvı. En yaygın kullanılan, son derece zehirli ve aşındırıcı bir endüstriyel kimyasal maddedir.

SÜRDÜRÜLEBİLİR GELİŞME  Şimdiki kuşakların ihtiyaçlarının gelecek kuşakların ihtiyaçlarını tehlikeye atmadan karşılanmasına olanak veren ekonomik büyüme politikaları.

TAHRİŞ EDİCİ  Gözlerde rahatsızlığa yada ciltte kaşıntıya yol açan, havayla taşınan kirletici.

TARIMSAL KİRLİLİK  Tarımsal faaliyet sonucu oluşan sıvı ve katı atıklar. TARIMSAL (EKO) SİSTEM Tarımsal faaliyetlerle çevreleri arasındaki ilişki.

TARIMSAL ORMANCILIK  Tarım ürünleri yada hayvanlarla aynı toprakta ağaç veya benzeri bitkiler yetiştirmeye yönelik, tarım ve ormancılık yöntemlerini birleştiren toprak yönetimi teknikleri.

TARİHİ KORUMA  Gelecek kuşaklara yönelik olarak tarihsel varlıkların saptanması, değerlendirilmesi, korunması, bakımı, restorasyonu ve yeniden kurulması.

TASFİYE  Bir maddenin tasfiyesi yada işleme uğratılması süreci. Atık tasfiyesi, atık suyunun işleme tabi tutulması ve katı atıkların işlenmesini ifade eder.

TAŞKIN  Toprağın geçici olarak bir akarsu yada çok miktarda yağmur veya diğer nedenlerle oluşan büyük su kütlelerinin baskınına uğraması.

TATLI SU KAYNAKLARI  Göletler, göller, pınarlar, çaylar, ırmaklar, dereler,vb.

TEHLİKELİ ATIKLAR  Gereğince yönetilmediği takdirde insan sağlığı ve çevre için tehlike oluşturan, hastalığa yada ölüme yol açabilen maddeler içeren atıklar. Özellikle hidrokarbonlar gibi tutuşabilir atıklar, asitler ve alkaliler gibi aşındırıcı atıklar, kendiliğinden tepkimeye yatkın reaktif atıklar, tarım ilaçları, arsenik bileşikleri, radyoaktif bileşikler, kadmiyum bileşikleri vb.

TEMİZ TEKNOLOJİLER  Kirletici etkileri olmayan teknolojiler.

TERMİK SANTRAL  Fosil yakıt kullanan elektrik santrali.

TERMOSFER  Mezopozun üzerinde bulunan ve yükseldikçe ısının arttığı atmosfer katmanı.

TERS OZMOZ  Yüksek çoğunluktaki çözeltilerde çözücünün basınç altında filtrelerden geçerek daha düşük yoğunluktaki çözeltiye doğru hareketi; arzu edilmeyen çözünmüş katıların ve kolloidlerin giderilmesi için suyun işleme tabi tutulmasında kullanılır.

TESVİYE  İşlevsel olarak toprak yüzeyi ve altı drenaj modelleri kurmak ve toprak erozyonunu asgariye indirmek, görünüşü iyileştirmek, sulamayı kolaylaştırmak yada fazla toprağı en yararlı biçimde dağıtmak için bir yerin profilinin yeniden oluşturulması.

TOKSİKOLOJİ  Zehirleri ve etkilerini, etkime mekanizmalarını ve arıtılma yöntemlerini inceleyen bilim dalı.

TOPRAK EROZYONU  Toprak parçacıklarının havanın etkisi ile değişip ufalanması ve sonra da rüzgar ve su tarafından taşınması doğal süreci.

TOPRAK KAYMASI  Yerçekimi etkisiyle, kaya yada toprağın yavaş yavaş yada yüksek bir hızla aşağı doğru hareketi.

TOPRAK ÖRTÜSÜ  Rüzgar ve suyun yol açtığı toprak erozyonunu azaltmak amacıyla yetiştirilen bitkiler.

TOPRAK YÖNETİMİ  Mevcut nüfusun ve gelecek kuşakların ihtiyaçları ve doğal çevrenin korunması bakımından azami uzun vadeli yararı sağlamak amacıyla toprağın geliştirilmesini ve korunmasını amaçlayan yönetim.

TOZ  Duman yada sisi oluşturan zerrelerden daha büyük, havada asılı durabilen katı parçacıklar.

TRAFİK KİRLİLİĞİ  Trafiğin yoğunlaşması ile artan ve araçlardan kaynaklanan atmosfer ve gürültü kirliliğinin oluşturduğu kirlilik bütünü.

TROPOSFER  Yer yüzeyindeki 0-16 kilometrelik bir yüksekliğe yayılan, hava olaylarının meydana geldiği atmosferin iç katmanı.

TÜKETİCİ  Üretici organizmaları veya kendilerinden daha zayıf tüketicileri yiyerek enerji sağlayan canlılar. Tüketiciler birincil, ikincil ve üçüncül gibi sınıflara ayrılırlar. Birincil tüketiciler üreticileri yiyerek yaşarlar. İkincil tüketiciler birincil tüketicileri yerler vb. Örneğin ot yiyen bir geyik birincil tüketicidir. Geyiği yiyen aslan ise ikincil tüketici olmaktadır.(Bk. Üretici]

TÜR  Bir bitki yada hayvan grubu. Grubun üyeleri arasında yakın bir benzerlik, ortak bir köken ve sürekli bir üreme sistemi vardır. Tür, yaygın olarak kullanılan en küçük biyolojik sınıflandırma birimidir.

UÇUCU KÜL  Baca gazının taşıdığı düşük yoğunlukta, yanıcı olmayan parçacıklar.

URANYUM  Nükleer enerji üretimi için gerekli radyoaktif metalik eleman.

ÜÇÜNCÜL ARITMA  İkincil işlemden sonra gelen atık suyu arıtma işlemi. Bu aşamada, belli amaçlarla kullanmaya elverişli su elde etmek üzere organik kirleticiler, çözünmüş inorganik tuzlar, fosfor ve azot giderilir.

ÜRETİCİLER  Fotosentez ile büyüyen canlılar; bitkiler.

ÜRETİM REAKTÖRÜ  Parçalanmayan atomları, aynı ya da farklı elemanlı parçalanabilir atomlara dönüştüren ve tükettiğinden fazla yakıt üreten reaktör.

ÜST KATMAN  Sıhhi bir katı atık gömme işleminde, atığın sıkıştırılmış katmanı ile nihai örtünün oluşturduğu bölüm.

ÜSTÜNE DOLDURMA SİSTEMİ  Yakıt taşıyan gemilerde denizi kirletmekten kaçınmak amacıyla yeni yüklemeyi denize dökülmeyip tanklarda bırakılmış kalıntı ve yıkama suyu karışımının üzerine yapma yöntemi. Daha sonra uygun tesislerin bulunduğu limanlarda petrol ve su, birbirinden ayrılmak için gerekli işlemlere tabii tutulurlar.

VAHŞİ YAŞAM YÖNETİMİ  Türlerin doğal ekosistemlerinde bakımı ve geliştirilmesi; çevre dengesinin ve tür çeşitliliğinin korunması.

VENTURI GAZ YIKAYICISI  Gazlardan tozu gidermeye yarayan sulu yıkayıcı tipi.

VERİ  Analizlerde ya da yorumlarda kullanılan, sonuç çıkarmaya yarayan bilgi ya da olgular.

VİNİL KLORİD  Kanser yapabilen, PVC gibi plastik madde üretiminde kullanılan kimyasal bileşik.

VOC  Uçucu organik bileşikler. Bir canlının yumurta döllenmesinden ölüme kadar geçirdiği değişik aşamalar. bir ürün ya da hizmet üretiminde kullanılan ham maddelerin elde edilmesinden başlayarak, ilgili tüm üretim, sevkiyat, tüketici tarafından kullanım ve kullanım sonrası atık olarak bertarafı da kapsayan yaşam döngüsünün farklı aşamalarındaki çevresel etkilerini belirlemek, raporlamak ve yönetmek için kullanılan bir yöntemdir.

YAŞAM ORTAMI  Bir organizmanın yada organizma grubunun yerleştiği, fiziksel çevrenin görece bir örnekliliği ve ilgili bütün biyolojik türlerin sıkı etkileşimi ile belirlenen doğal çevre. Yaşama ortamı çöl, tropik orman, çayırlık alan, kutup tundrası yada buz denizi olabilir.

YENİLENEBİLİR ( DOĞAL ) KAYNAK  Kendini doğal biçimde yenileyen yada insan müdahalesiyle yenilenebilen, ağaç, hava yada su gibi doğal kaynaklar.

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI  Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi,jeotermal enerji, su enerjisi, biyokütle enerjisi, gelgit enerjisi ve üretici nükleer enerji reaktörleri gibi kendiliğinden yenilenebilir, kullanmakla eksilmeyen enerji kaynakları.

YENİLENEMEZ KAYNAK  Sınırlı olarak bulunan mineral gibi doğal, kural olarak cansız kaynak.

YER ALTI SUYU  Yerüstü su kaynaklarından sızıntı yada yağmur yoluyla yenilenen, yer yüzeyinin altında yutaklanan su oluşuları.

YER ALTI SUYU KİRLİLİĞİ  Yer altı suyu kirliliğinin başlıca kaynakları lağım suyu tesisatı, lağım çukurları vb. ile kıyı bölgelerinde tuzlu su sızıntılarıdır.

YERALTI SU DÜZEYİ  Taban yatağında biriken yer altı suyunun düzeyi.

YERÜSTÜ SUYU (YÜZEY SUYU)  Okyanuslarda dahil, yeryüzündeki bütün suları tanımlamakta kullanılan geniş kapsamlı terim. Dar anlamıyla ise akarsu yataklarında bulunan suyu ifade eder.

YEŞİL DEVRİM  Yoğun gübre ve geliştirilmiş sulama sistemi kullanımı ve özellikle buğday ve pirinç gibi ürün tohumlarının yeni çeşitlerinin benimsenmesi yoluyla daha başarılı tarımsal verim elde edilmesini ifade eder.

YEŞİL KUŞAK  Bir yerleşim alanı çevresinde yer alan, yapılaşma olmayan toprak kuşağı.

YETERSİZ BESLENME  Organizmanın varlığını sürdürmesi ve büyümesi için gerekli asli metabolizma ögelerinden birinde yada birkaçında genellikle beslenme eksikliğinden kaynaklanan yetersizlik durumu.

ZEHİRLİ MADDELER  Değişik biçimlerde maruz kalma sonucu zarara yol açabilen kimyasal maddeler.

ZİFT  Yüzeyleri havanın etkilerine karşı dayanıklı kılmak ya da yol yüzeylerini kaplamakta kullanılan petrol kalıntısı.

ZOOPLANKTON  hayvansal plankton.